…aşkım da değişebilir gerçeklerim de pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı yan gelmişim diz boyu sulara hepinize iyi niyetle gülümsüyorum hiçbirinizle dövüşemem siz ne derseniz deyiniz benim bir gizli bildiğim var…
Evden çıktıktan sonra bir şey unuttuğunu fark ederek duraklayan, fakat unuttuğunun ne olduğunu bir türlü bulamayarak hafızasını ve ceplerini araştıran, nihayet, ümidini kesince, aklı geride, ileri gitmek istemeyen adımlarla yoluna devam eden bir insan gibi üzüntülüydüm.
Sabahattin Ali, Kürk Mantolu Madonna (via kedidirokedi)
ama içimde senin adın verilmiş bir doğal afete davet çıkarıyor.
Ha bir de dün var,
bilmem ne kozmetik firmasının sadece sana özel üretim yaptığını düşündüğüm parfüm kokusu başımı döndürüyor.
Dün tanıdık kelimeler bugün kokusu..
Yarın kendisi gelebilir mi?
Aklım çıkar, hırçınlaşırım. Bilinçsiz laflar ederim bir ihtimal. Ama ben biliyorum suskunluk malum olur; deniz kumundan yapılmış binalar gibi yıkılır içim.
şimdi kalkıp 90’lı yıllardan bahsetmenin anlamı yok, zaten konunun onunla da alakası yok. Klip saçma, mustafanın dansı bambaşka ama ağzım acık izliyordum hala izliyorum. Kulağımda bıraktığı hoşluk içimdekinden daha az ama her seferinde beni başka diyarlara götürüyor. Gelecekte yeni diyarlarda görüşmek üzere.